TARIM ARAZİLERİ ENERJİ VE MADEN KISKACINDA

Enerji ve maden projeleri, verimli tarım arazilerini hızla daraltıyor. Ruhsat sahaları genişledikçe üretim alanları kayboluyor, uzmanlara göre bu süreç gıda güvenliği açısından ciddi risk oluşturuyor.

TARIM ARAZİLERİ ENERJİ VE MADEN KISKACINDA

Türkiye’de verimli tarım arazileri, son yıllarda hız kazanan enerji ve maden projelerinin baskısıyla karşı karşıya. Uzmanlara göre, yanlış planlama ve denetim eksikliği, tarım topraklarını geri dönüşü zor bir kaybın eşiğine getiriyor.

Enerji yatırımları ve madencilik faaliyetleri, çoğu zaman “kamu yararı” gerekçesiyle doğrudan tarım arazilerinin üzerine konumlandırılıyor. Ruhsat sahalarının genişlemesiyle birlikte üretim yapılan alanlar hızla daralırken, birçok bölgede tarlalar sanayi faaliyetlerinin parçası haline geliyor.

Maden projelerinde yürütülen kazı çalışmaları, patlatmalar ve ağır iş makineleri toprağın en verimli üst tabakasını yok ediyor. Bu durum yalnızca mevcut üretimi değil, gelecekte yapılabilecek tarımsal faaliyetleri de imkânsız hale getiriyor.

Öte yandan güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri, doğru alanlar yerine verimli tarım arazilerine kurulduğunda benzer bir tahribat yaratıyor. Bu projelere bağlı yol, hat ve altyapı çalışmaları ise tarım arazilerini bölerek üretim bütünlüğünü ortadan kaldırıyor.

Uzmanlar, en büyük risklerden birinin su kaynaklarına verilen zarar olduğuna dikkat çekiyor. Yer altı sularının çekilmesi ve doğal dengenin bozulmasıyla birlikte, en verimli araziler bile kısa sürede işlenemez hale gelirken, kaybedilen tarım topraklarının geri kazanımı ise neredeyse imkânsız olarak değerlendiriliyor.

İSTANBUL (UHA) - SEZGİN AKKOYUN

EKONOMİ